- Onu seviyor musun?
- Bilmiyorum. Sanki sevmem gerekiyormuş gibi.
- Sevmiyorsun işte.
- Konuşmayı seviyorum. Orada bir yerlerde olduğunu bilmeyi. Ama o kadar. Düşünüyorum, karşımda olmasını istiyor muyum diye. Çok da umrumda değil herhalde. Böyle uzaktan daha güzel sanki. Elimi tutmasını istiyor muyum? Hiç düşünmedim. En sevdiğim şarkıyı dinlerken onu düşünüyor muyum? Hayır. Yalnızlığımı onun varlığıyla değiş tokuş edebilir miyim? Sanmam. O zaman ne? Bilmiyorum. Şey gibi hani. Birkaç gündür buzdolabında bekleyen yemeği bozulmuş mu diye anlamak için koklarsın. Bozulmuş gibi kokmaz, ama güzel de kokmaz. Bilemezsin bozulup bozulmadığını. Atsan belki mis gibi yemek gidecek çöpe. Yesen belki seni zehirleyecek. Tencereye burnunu sokmuşken ne kadar aptal hissederse insan, öyleyim işte.
- Siktir et o zaman.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder